hazan...

:: Sonraki Sayfa

---hazanseli---

.............................................. Beni sorma...Yaza yaza tükenir , tükene tükene yazarım ya da... Düşe kalka , döne dura büyür , eksile büyüye , ağlaya güle ölürüm ya da... Beni sorma...
Technorati Profile

23/11/2009 - SERİN DÜŞÜNCELER

Kategori: dost_kalemler

 

Şimdi sen başın ellerinin arasında serin düşüncelere dalmış gitmiyorsun. Öyle bir zamana dönüşmüş ki devran

yaşadığın her an geçmiş bir an ile çarpışıyor zihninde.
Ve sen yüreğin yargıç makamında durmadan aynı soruyu soruyorsun: "Böyle miydi eskiden?"

Gerçekten emin olmadığından eminim. Yoksa eskiden de böyleydi de, senin zihnin mi oyun oynuyor yine sana?

Her yıl aynı mevsimde, güzün en hazanlı hali sana farklı hisler yaşatırken, şimdi neden bayağı bir ölüm korkusu

sindi zihninin üzerine?
 
Ki, bilirsin bir yerde soru ile batan cümleler varsa huzur ve mutluluk kapı dışındadır hep!

En hüzünlü ayrılık tablosu gibi gelmez miydi sana, yaprağın ağaçtan firakı? Hani ürkütücü bir vınlama ile esen

rüzgâr önce çatıları yalar, sonra ağaçlara dalardı. Rüzgâr ile yaprakların verdiği kavga insanlık tarihi kadar eski

neredeyse. O ne kulak kabartılası hırlı çatışma, o ne sessiz bir mağlubiyettir yaprak adına!

Oysa şimdi sen, başın avuçlarında bir büyücü küresi gibi toz bulanık ve sisliyken bunları düşünmüyorsun pek.

Bedenin en korunaklı uzvu neden beyindir, onu düşünüyorsun... Mermerden bir kutunun içine hapsedilmiş paha biçilmez

elmas gibi tutuyorsun ellerinin arasında onu.

Bir yıl önce aynı günlerde, aynı saatlerde kalbi koruyan kafesin hikmetini düşünürdün sen oysa. Bu kadar kemik,

bunca eğim, bu sağlamlık nedendir, diye!

Kendini tüm insanlığın yerine koyarak bitimsiz bir vebal ile suçlu hissetmeni çok iyi anlıyorum. O insanlık ki,

dokundukça dalgalandırdığı saçlarımızla yaşadığımızı hissettiren rüzgârı bile düşman etti bize. Nefes almaya

korkuyoruz artık bedenimiz zehirlenir diye.

Sen şimdi böyle içleri yanan avucunu şakaklarına dayamış, mevsimler yerine hastalıkları, hayat yerine ölümü

düşünüyorsun ya, yaprakları daha yalnızlaştırdığını da biliyor musun?

Şimdi çok daha ıssız o güz bahçeleri. Şimdi daha boynu bükük hazan yüklü yapraklar. Sen böyle başın ellerin

arasında ağaçlara değil de ekranlara bakınca güzün tüm hüzün tonları yetim kalıyor farkında mısın?
Şimdi sen 'Acaba eskiden yoktular mıydı sahiden, yoksa vardılardı da bizim mi haberimiz yoktu?' sarmalında

debelenirken, eskiden de, şimdi de var olanı ıskaladığını da bilmiyorsundur! Biliyorum bir dolu nevzuhur kötülük

sarmış her yanını. Ama eski, çok daha eski iyilik ve güzelliklerin de olduğunu bilmene rağmen neden siyah

pelerinini üzerine örtmesine izin veriyorsun çirkinliklerin?

Senin gibi başı elleri arasında, gönül sazının teli en ince hassas bir ruhla yan yana geldiğinde ağıt yakıyorsun

yaşadığın güne. Denizlere bakıp ağlıyorsunuz, göklere bakıp üzülüyorsunuz, güneşe bakıp endişe duyuyorsunuz,

dağlara, karlara, kışlara bakıp telaşa kapılıyorsunuz.

Sonra sen yalnız kalınca büyütüyorsun korkularını. Yalnızlıkla emzirip, kocaman ucubelere dönüştürüyor ve daha

sıkıca yakalıyorsun başını. Radyasyonlu bir galvaniz kaplıyor umutlarını. Ve umut bir paçavra gibi dolaşıyor

karanlık ruhların elinde biliyorum. Masadan masaya meze gibi geziniyor habis ruhların arasında, hafifmeşrep bir

meta muamelesi görüyor modernizme tapanların ayaklarının altında.

Ne demiştim, soru işareti çoğalırsa sadece huzur ve mutluluk değilmiş uzaklaşan, umut da pespayeleşir bir yer bezi

gibi.

Şimdi sen kafesinde ölümü terk ettiğin yüreğin, tasında müebbet verdiğin zihninle ağlayamayacak kadar korkuyorsun

gelecekten.

Ve yazık ediyorsun emin ol.

Åžimdi sen...

Anladın sanırım derdimi.

De haydi sımsıkı yakala başını!

 

 

                                                                            **nedim hazar**

sevgili dostlar yaklaşık 4 yıllık blog serüvenime bir süreliÄŸine ara veriyorum... ne zamana kadar mı... bilmiyorum... sevgiyle kalın... Rab'le kalın...

                                                                               
                                                                                   



• SERİN DÜŞÜNCELER
• N/İSYANLARDAYIM
• BAŞIMIZ SAĞOLSUN...
• KAÇIŞ...
• MÜRAİ


• ahmetdursun374
• skyquakes
• ulkuodabas
• zonguldak67
• huznumsel
• edebiyatvakti
• uzlet
• sifam
• maviyanim
• fuadyusufoglu
• mturab
• yagmurmah
• birdirbir
• sahibiniarayanmektuplar
• yorgunbilge
• deleserna
• mehmedkadri
• meliherdogan
• azizmahmut
• yavuzalp
• mavisoluk
• mehmet toprak
• cleric
• crazyrebel
• sevdimmm